Kişisel Gelişim İçin 3 Strateji
Kişisel Gelişim İçin 3 StratejiEn önemli şey; herhangi bir anda, olduğumuz şeyi, olabileceğimiz şey için feda edebilmektir. Charles DuBois
Deliliğin tanımlarından biri aşağı yukarı şöyle der: aynı şeyi tekrar tekrar yapıp, farklı sonuç beklemek.
Bu delilik tanımı, hayatınızın kalitesi ve içinde bulunduğunuz durumla ilgili bıkkınlık içine düştüğünüz zamanlar için de kullanılabilir.
Gelişmenin ortay açıkabilmesi için öncelikle işe yaramayan şeyin ne olduğunu görüp kabul etmemiz ve değişmeye açık olmamız gerek. Kabul etme, işin en zor kısmı olabilir çünkü boşlukta olduğumuzu, bir çıkmazda olduğumuzu veya boşa kürek çektiğimizi itiraf etmemizi gerektirir.
Bu bilinçli itiraf, egonuzu yaralayabilir, kendinize olan güveninizi birazcık azaltabilir ama en çok istediğiniz yönde ilerlemeye başlamak için gereklidir. Yaşamda ileriye gitmek, sıçrayabilmek için önce sağlam bir temele sahip olmamız gerekir. Aşağıdaki 3 kişisel gelişim stratejisi bu temeli sağlar:
- Şimdiye kadar yaptığınız ama size istediklerinizi sağlamada başarısız olan şeyleri yapmaktan vazgeçin.
- İşe yaradığını bildiğiniz şeyleri daha fazla yapmaya başlayın.
- Daha önce hiç yapmadığınız şeyleri yapıp, işe yarayıp yaramadığını deneyin.
Şimdiye kadar yaptığınız ama size istediklerinizi sağlamada başarısız olan şeyleri yapmaktan vazgeçin.
Konfor, gelişmenin önündeki en büyük engel olabilir. Konfor alanınızın derinliklerine sığındığınız zaman burdan çıkmayı pek istemeyebilirsiniz çünkü bilinmeyene duyulan korku felç edici olabilir. Bazen kendi mutsuzluğunuz bile, inancınızdan güç alarak konfor alanınızı kuşatan korkunun üzerine yürümenize yetmez.
Kendi hayatınıza dürüstçe bir göz atın. Hiç işe yaramadığını bildiğiniz şeyleri yapıyor musunuz? Yeni bir şey denemekten korktuğunuz için veya başka türlü nasıl yapacağınızı bilmediğiniz için sürekli aynı şeyleri yapmaya devam ediyor musunuz?
Bir arkadaşım var, gerçekte olmayı istediği kişiye dönüşmesinin önündeki engel, sürekli başkalarını mutlu etme ihtiyacı. Bilişsel düzeyde bunun mümkün olmadığını biliyor. Ama içinde bir yerlerde bu konuda bir şey yapamıyor. Herkesi mutlu etmek imkansız. Bunu yapmaya çalışmak onda hüsran ve boşluk duygusu yaratıyor.
İlişkilerinizi, sağlığınızı ve kariyerinizi gözden geçirin. Doğru olduğuna inandığınız ve değiştiremeyeceğinizi bildiğiniz şeylerle ilgili olarak amaçlı ve dengeli bir hale gelmeye çalışın. Değiştirebileceğiniz şeyler için daha fazla enerji harcayın, değiştiremeyeceğinizi bildiğiniz şeylerden uzaklaşın.
Bunu yapmak için, cesaret ve bilinçli bir seçim yapmanız gerekir. Hayatınızın, sizden sürekli enerji çalan ve karşılığında geriye hiç bir şey vermeyen kısımlarını sürekli beslemekten vazgeçmeyi seçmenizi gerektirir. Bu enerjinin bir kısmını kendinize saklayın. Gireceğiniz gelişim döneminde kalıcılığı sağlamak için bu enerjiye ihtiyacınız olacak.
İşe yaradığını bildiğiniz şeyleri daha fazla yapmaya başlayın.
Durup iç sesinizin ne söylediğine dikkat ederseniz, çok az yanılırsınız. Hayatınızda nelerin işe yaramadığının envanterini çıkarırken, nelerin işe yaradığana da dikkat edin.
Başarı genellikle, zaman zaman bazı rahatsızlık verici şeyler yapmanın bir sonucudur. Gelişmek için öncelikle rahatsız hissetmek konusunda rahat olmayı öğrenmek gerekir.
Başka bir deyişle konfor alanınızdan çıkmak üzere ilk adımı atmak, son derece huzursuzluk verici olabilir. Ama bunu yaptıkça kendinize olan güveniniz artacak. Neyin işe yaradığına odaklanma konusunda hızlandıkça güveniniz de aratacak. Bu da, gelecekteki gelişme için katalizör olacak.
Yukarda bahsettiğim arkadaşım, spesifik sınırlar çizdiğinde ve beklentileri netleştirdiğinde, daha az başkalarını memnun etme zorunluluğu hissediyor. Örneğin rtık birlikte çalıştığı insanlara, şu şu işleri yapacak kadar zamanım var, eşine de haftasonları evle ilgili ancak şu şu işleri halledebilirim diyor. Bunu yapmak onun açısından işe yaradı, bu konuda giderek daha rahat hissediyor ve bunu yapmaya devam edeceğini söylüyor.
Daha önce hiç yapmadığınız şeyleri yapıp, işe yarayıp yaramadığını deneyin.
Hayatta arzu ettiğiniz başarı ve mutluluğa ulaşmak için risk almaya açık olmanız gerekir. Belki de hayattaki en zorlu tezat, öz-güveni geliştirmek için önce risk almak gerektiği gerçeğidir. Bu, “tavuk mu yumurta mı” teorisinin kişisel gelişim bilimine uyarlanmasıdır.
Sadece iyi hissettiğimiz zamanlarda risk alırız. Oysa risk aldıkça daha iyi hissederiz. Bu şablon, uygulandığı takdirde yukarı doğru spiral şeklinde yükselen bir başarı döngüsü haline gelir.
Daha fazla öz-güven sahibi olmayı ve risk alma konusunda daha rahat olmak üzere çıkılacak sehayat, yalnız başına yapılacak bir seyahat değildir. Hakikatte, kendi başına öz-güven kazanmak neredeyse imkansızdır. Çevrenizi, hayatınıza olumlu etki edecek insanlarla kuşatmanız gerekir.
Sizi besleyebilecek insanlarla zehirleyebilecek insanları birbirinden ayırt etmeyi öğrenin. Enerjinizi çalan ve kafanıza şüphe sokan insanlardan uzaklaşın. Sizden daha çok şey bilen insanları arayın ve onlardan size mentorluk ve koçluk etmelerini isteyin.
Kendinize dışarı çıkıp, daha fazla insanla ilişki kurma konusunda izin verin. Başkalarından yardım istemek kötü bir şey değildir. Zayıflık işareti değildir. Gelişmenin işaretidir.
Sonraki Adımlar
Sonraki adımlar arasında konfor alanınızdan çıkma kararını vermeniz ve sizi bekleyen gelişmeye doğru ilerlemeniz var. Kendinizi bol bol onurlandırın ve sabırlı olun. Zaman zaman geri dönme isteğine kapılabileceğinizi bilin. Sadece bilin ki, deneme çabanız inanılmaz değerli.
Unutmayıni hayatta ileriye doğru gitmek için ayaklarımızın altında sağlam bir zemin olması gerek. Bu üç kişisel gelişim stratejisini uygulamak, bu yapıyı, bu yol haritasını sağlayacak size. Ancak sonuçta pilot sizsiniz. Sorumluluğu alın, planınızı yapın ve sizi tutup duran korku ve şüpheden kurtulun. Biz size tezahürat yapmak ve istediğiniz zaman size yardım etmek için buradayız.


